Görmek

Çanlar karıştı ezan sesine
Tebessüm etti içimde musa
Her an davet var her şey bahane
Buluşmaya var ihtimal hala


Zaman gafile, bir muammadır
Bir bütün değil her şey cüdadır
İnsanda kanda gezen hüdadır
Görmeyi öğren kendini ara

bayrek kuşçuoğlu

Ehli Hakların Sesi
Bayrek Kuşçuoğlu

Yar şehrinden haberler sunan Bayrek, has zaman içinde, mekan ve diyarları gezip, kalıptan kalıba girerek ruhani tecrübelerini bize aktarmaya çalışmıştır. Saklanmış geceden aydınlığa çekildiğini izhar eden batini savaşçı, geleceğin değişimini insanın değişimine bağlıyor. Batıni padişahı olan Sultan Sahak gibi, kelamdan daha ziyade tebessümün gücüne inanıyor. İnsan sevgisinin derecelerini yol olarak kabul gören Bayrek, Ademleşmenin ipuçlarını vermeye açlışıyor. Divanından seçilen nefeslerin can kulağıyla gönül şehrimizde seslenmesini umut ediyorum.

Bayrek Kuşçuoğlu Divanı

İnanç, bağlılıktan, uğur ve aşkla hürriyete yükselen yoldur. Yolda yolcu var, üstat var, macera var. Maceralar bazen basit ve ayan beyan, bazen sırlarla dolu bir meçhul paketindedir. Yolculuğun sırlarını, alpirler ve üstatlar, bazen açık bazen ima ile yolcuya aktarmaya çalışmaktalar. Zaman değişir, eskir, sırlar hep taze kalır. Zaman değişir fakat aşk oyunu, heyecanla asaletini korur. Tarih kitabının bazı varakları çürümüş olsa da, yine bizi aydınlatacak şifreleri bulmak mümkündür. Hakikat çürümüyor. Çürüyen, çürümeye inananların kalbidir.
Eminim ki, XV. yüzyıldan kalan ve yola ışık tutan Bayrek Kuşçuoğlu’nun bu divanı da geleceğimizi aydınlatmaya yardımcı olacaktır. Ehl-i Haklar bir ebedi mirasın sahipleridir. Bundan dolayı tarihin hiçbir döneminde hiçbir coğrafyada rahat bırakılmamışlar. Zorba hükümetler, iftira, tehdit, azar ve soykırımlarla, onların yollarını kesmek ve yok etmek istemişlerdir.
Bayrek Kuşçuğolu’nun divanı, Ehl-i Hakların dünya edebiyatı ve felsefesine armağan ettiği bir değerli eserdir. O zamandan bu zamana, dondan dona gelmişiz…

Rezbar

İç içe İnsan nedir? Neden düşünür? İçten duyduğu ses, kime aittir? İnsanoğlu kiminle “iç içedir”? Kaç ben var benden içeri? Biliyorum bir diyeceksiniz. Acaba emin misiniz? Hangi sesin önerilerini dinliyorsunuz? Kolay önerileri mi veya zor olan önerileri mi? Biz bir seçmeniz sadece. Bizi biz yapan doğru seçimimizdir, doğru zamanda doğru mekânda. Marifette budur sanırım. Yüzyıllar önce Bâtıni Sultan Sahak’ın yaveri olan hanım Rezbar, hizmet makamını zahiri dünyaya Ehl-i hakların kutsal kelamı “Name-i Serencam” ketibesinde armağan getirmiştir. Sinem ve Caner Rezbar’ın nefesini Oraman diyarından alıp, bu soruların cevabını sanatın gizeminde arıyorlar. Gerçekler hayal olmadan, hayalleri gerçekleştirelim…